Friday, August 14, 2015

Bütün Gün

Akşamüstü gecen hafta kaybettigimiz yazar Tarik Dursun K . ile 1978 yılında yapılmış bir radyo roportajı  dinledim. Guneş Buharalı 'nın roportajıydı Tarik Dursun'un bu kadar fakirlikten geldigini bilmezdim. Seyyar satıcılık dahil yuzlerce iş yapmıs. Bu konuşma günün en anlamlı olayıydı; yazdıklarından tekrar okumaya niyet ettim.
Bütün gün hemşiremize gerekli formaliteleri yerine getirmeye calıştım. Sonucta hersey bitti ve yorgunluk da gecti.
Sıcak nedeniyle birkac gundur hastaneye gidemedim. Bazı kitapları tekrar Edirne mimarlık'a gonderdim. O hep başkalarıyla paylaşmaktan hoşlanırdı  ben hoşlanmasam da. Simdi o huy bana gecti; gercekten .
internette yatan hastaların hareketini kolay saglamak icin bazı basit yontemler ve aparatlar gordum. fakat durumu o uygulama fotograftakilere pek benzemiyor. Onlar daha hafif vakalar.
Burcu'yla Thassos adasına gittik, cok uzun yüzdük   Temiz ve canlı bir suydu, saatlerce kaldık. Donüşte bir dag koyüne ugradık; Kavalali Mehmet Ali Paşanın köyüymüs. Zeytin falan aldık ve uzoya dadandım fazlaca ama bana herşey cok eksik geliyor artık .Idare ediyorum işte.
Bu sakin ve dogal hayattan sonra Istanbul' a gelis;bu berbat medeniyetin son hali, icler acısıydı.
Burcu otobüs firmalarındaki mafyatik tekellesmeleri anlattı ki agzım acık kaldı.
Benim gözlemim ise, İstanbul yolunda 7-8 yasındaki cocukların bile  bilet parası cok geldiginden (30 tl) anne, baba veya büyükannelerinin kucagında seyahat etmek zorunda kalmalarıydı. Krizdeki Yunanistan'da bile boyle olmaz.

No comments:

Post a Comment