Sunday, February 2, 2014

Pazar Pazar

Dün Yeşim'le üstüste 2 Azeri filmi gördük Pera Müzesinde. Birinciyi cok deneysel ve zayıf tekniginden dolayı vasat bulsam da ardından gelen 1945 yapımı Leblebici Horhor muhteşemdi. Pera Müzesine her gittigimde yaptıgım gibi Tepebaşı'ndan Galatasaray'a dogru giderken sagda, Japon ve yerli harika objeler satilan dükkana ugradık. Orada cok güzel seyler bulabilirsiniz.  Bu günü böyle gecirmekten mutlu oldum. Yolda giderken metroda Cihangirdeki  bakkalımızı gördüm ve gözgöze gelmemek icin koltuga gömüdüm kaldim. Cünkü böyle durumlar ve yerlerde Halis'cigimle ilgili acıklamalar yapmak zor oluyor. Belki birgün iyi cevaplar verebilirim.
Hastanede skype dan Defne'yle yaptıgımız görüşme esnasında Halis'in farkındalıgı var gibiydi.Hele Sinanı duyunca daha fazla ..
Şu self esteem konusuna gelince, ..Işin garibi bunu gittikce komik buluyorum.