Monday, January 20, 2014

Neyzen

Gectigimiz cumartesi günü neyzen Tugay Başar hastanede ney caldı. Muhteşem bir müzikti ve Halis'le birlikte bizi de etkiledi. Tugay bey bizim tedavi müzik cd lerimizi onayladı. demek iyi seyler bulmuşuz. Sonucta "Bir hasta odasında bu kadar huzur olacagını düsünemezdim" diyerek ayrıldı. Bir gün tekrar ugrayabilir. Cok teşekkür ederiz.

Yegen Halis Aral ve Aynur Aral ziyareti

Halis Aral bizim deyişimizle "Ögretmen Halis" ve esi Aynur 'un ziyareti cok duygulandırdı. Istanbulda oturan kızlarını görmek icin geldiklerinde Halis'e de ugramaları ne kadar vefalı bir davranış, sagolsunlar.

Thursday, January 16, 2014

Okumalar

Nihayet su saatini kendi adima kaydettirdim ki bunca yıldır evin eski sahibinin adına kayıtlıydı. Istinye ye minibusle gidiş geliş ve sonra istinye parka istemiyerek de olsa, ugra. "Herkes tükettigi kadar insandır "  ya da  "tükettigin kadar insansın" gibi bir anlayşın her şeye hakim oldugunu gormek ne acı.
gelelim diger zamanlara: Cok kitap okuyorum ve bundan cok keyif alıyorum. Elimde cok kitap var ama şu anda yanımda olandan bahsedeyim. Margaret Mazzantini adlı yazarın Pavese ödülü almış "Sabah Denizi" adli kitabını arkadaşım Ivon Cerrahoglu cevirmiş. Libya'da calkantılı ic savaşın yerinden ettigi insanların yaşadıkları kücük bir cocugun gözünden anlatılıyor. Haber olarak duymaya alıstıgımız ve duyarsızlastıgımız mültecilerin yaşadıgı can pazarına bir cocugun tanıklıgı olarak ozetliyorum. Işte yıllarla birlikte kuşbakışı gormege basladıgım yeryüzü .

Thursday, January 9, 2014

Bugün giderim

Halis'i görmeye giderim. Yapmamız gereken ve yapmadıgımı birseyler var mi? Eminim vardır; bunu düşünmem gerek. Bu düşüncelerle boguşuyorum.
Gecen haftanın mutlu olaylarından biri; eski arkadaşlarımız Marie Christine ve Sabetay Varol'la buluşmamız oldu. Hele en son 7-8 yaşındaki halini bildigim ogulları Manuel'i koca bir genc adam olarak görmek mutlulugun resmiydi. 80 li yıllarda onların da bir parcası oldugu Cihangir'deki mahallemiz harika bir yerdi .  Atif Yılmaz ve Deniz, Serra , Levent Yılmaz,alt  katımızda Orhan Taylan'ın atolyesi, sanatcı,  gazeteci dostlar, universite hocaları, hayat kadınları, eski cihangirliler, tek tük eski Istanbullular, ermeni ,rum komşular o döneme ruhunu veren insanlardı. Işte bu yüzden Marie Christine ve Sabetayla bulusmamiz bütün o yıllara geri dönüş  oldu.


Wednesday, January 1, 2014

Akşam Füsunlar'da başladı ve eski arkadaşlarımızın toplandıgı Cezayir'de bitti. ilk defa yılbaşı akşamı orada olamadım.
1 ocakları severim . Özel bir gündür biraz şaşkınlık ve yeni kararlar almalı düşünceleriyle gecer. Hastaneye gelince hayatın akışının takvimle, sayıyla degişmedigi gercegi carpıyor. Orada herkes işini yapmaya devam etmekte. Ve hastalar da..
Bugun Zeynep Hemşire'yle konuştuk. Halis'in mimar oldugunu ogrenince ne kadar heyecanlandıgını cunku kendisinin mimar olmayı cok istedigini söyledi. Belki olur, cok istenirse olur diye düşünmekten yanayım.