Friday, April 26, 2013

Sinan Şapkasının Altında


Geldim Işte

Sinan ve anne babasıyla güzel 1 ay gecirdim. Gündüzleri Sinan'a Tibetli Sonam baktıgından ben bol müze gezdim. Ne kadar özlemişim müzeleri; o zamanlarda  bir gruba aidiyet hissi gelip sizi bulur ve bu haz icindeyken yorgunluk da o kadar koymaz. Sonam'in guler yüzlülügü Sinan'a da gecmis, o kücücük sey de cok gülec.Dışa dönük bir tip olacaga benziyor. Yemege düşkün. Bu hali Halis dedesine cekmiş.
Geldim , Halis iyi. Enfeksiyonu bitmiş. Bir gün eve gelebilecek mi, daha dogrusu ben bunu gercekleştirecek cesarete sahip olacak miyim?
Hava güzelleşti, yaza dondü. Daha cok iyi ve güzel durumlarda onun da bunu yaşamasını istemek aklımda. Tek yapabildigim  cicek ,baharat ,kahve gibi şeyleri koklatmak. Bahar otları cok müthiş, dokunması da
uyarıcı. Bu acıkca belli oluyor. Bugünlerde Dr. Ari Bey'le tekrar konuşmak istiyorum.
Aradan gecen bunca zamandan sonra ,yıllardır görmedigim birinin internetten "Vaah vah, şunu bir anlatsana " demesi cok sinir. Bazen unutmaya ihtiyacım varken hele.

Saturday, April 13, 2013

"April is the cruelest month"

Bu fotografi Lee verdi, bize ait seyleri geri veriyor bir bir. Fotograf savas karsiti bir sergi acilisindan. Sergide dagitilan siyah kareleri Halis basina yapistirmis. Arkadaki resim benim.

Monday, April 8, 2013

Bugun Dilara ile konustum. Onunla konusmak bana huzur verir. Halis'den epey uzaktayim. 2 haftadir Newyork'da torun Sinan, annesi ve babasiyla ozlem gidermekteyiz. Gerci bu arada Defne 2 kez is icin Italya'ya gittiginden Sinan'a bakmak gibi keyifli bir isle mesgulum.
en cok istedigi sey torun gormekti, ne diyeyim; onun yerine ben gorebiliyorum.
Boston'a , hasta arkadasimiz Lee'yi ziyarete gittim. Birkac yil onceki bir ziyaretinde Halis'in portresini yapan Lee, simdilerde kitaplarini, evdeki bircok seyini dagitmakla mesgul. Hastaligi ciddi, biz gene de cok guzel vakit gecirdik. Saniyorum benim gitmem ona moral verdi, aferin bana, iyi ki gittim.
Artik seytanin bacagini kirdik, yazmaya devam edecegim.