Wednesday, December 25, 2013

Yeni actı

A new year/ Yeni bir yıl

Daha yeni müzikler dinletmek ,yeni kokular bulmak gerek. Uzunca bir suredir alıştıgımız gibi gidiyor hayat; benim, onun, Dilara'nın, tek yeni heyecan Defne'nin ikinci cocugunu bekliyor oluşu. Aslında
ufak heyecanları beslemek en dogrusu zaten yaşamak da böyle güzel.

I have to stop asking people whether he must be at home or at hospital.
His situation is stabile. I believe he percieves some, sometimes.
Our nurse makes him listen dvd s, mostly 'west side story ' and 'Robin Hood',both are wonderful to listen. He was liking to  so much 'Lost in translation' , i have to find this also.
Happy new year .

Saturday, November 2, 2013

Şifacı

Şifacı geldi, arkadasımız Taşkın Bey'in istegiydi. 1 saat kadar kaldı, icten bir kimse. Halis'in  biraz daha
gevşedigini gözlemledim. Dilara buna katılmıyor. "Yok Figen Hanım" dedi durdu.
Franco bizde misafir. Onunla Saint Antoine'da  Bach konserine gittik. Tomescu, genc bir kemancı ve  çalışı muhteşemdi.
Bu sabah mimar Esen Avdel'le Galata'da bulustuk. Eski atölyenin yakınında olmak da güzeldi. Esen
Defne'ye götürmem icin  tarhana, cevizli sucuk ve dut kurusu almıstı.Beraberce Arap Camisine gittik.
Restorasyon sırasında ortaya cıkarılan ve eski kilise haline ait freskoların üstü sıvanmış oldugunu duydugumdan bir kere de yerinde müşahade etmek istemiştik. Bazen eski sözcükler durumun vahametini daha iyi vurguluyor. Yolda Galata dernegi'nin tarihi binasına ugradık; yeni şeyler düşündürecek bir mekan, Cenevizlilerden kalmaymış.
Sevgili arkadaşımın kızı Ayşe Karamustafa'nın nikah  kokteyline Aslı ile gittik,Ayse ve Özer cok tatlıydı. Mutlu mutlu olsunlar.

Thursday, October 24, 2013

Goya Bordeaux'da/

Bu filmi göreniniz var mi? Goya'yi seveniniz? Ben göreli epey oldu Halisle ve cok sevmiştik. Tabii oldukca hüzünlü bir film. Goya yaşlılık yıllarında ülkesinden uzak bir sürgün donemi yaşıyor Bordeaux  şehrinde. Yaşlılık ve gecmisin hayalleri ile ilgili guzel bir film ve müzigi unutulmaz. Hale bir flamenco sahnesi vardı,. Bu müzigi tekrar dinlemeli. Javier Bardem oynamıştı filmde.
Komada yatan Berkin Elvan'ın dayısına ulaştım ve bizdeki uyandırma programına ait bilgileri verdim.
Okmeydanındaki hastaneye giderken aileden birini nasıl bulacagımı düşünüyordum ki; isteyince oluyormuş haliyle.

Tuesday, October 22, 2013

Alışmak

Dün kapı acıldı, Dr. Alim Ekinci ve Naime hemşirecigimiz elinde pansuman gereclerinin oldugu kutuyla geldiler. Demek ki trakiostomi parcasi veya ne deniyorsa o ,degişecek. Her ay degişiyor. Bunun Alim Bey tarafından yapılması cok iyi oluyor. Kendisi bu konuda o kadar usta, eli cabuk ki onu görünce rahatlıyoruz. Işleme başlamadan Halis'e hatir sormasıve haber vermesi de ne iyi. Sonucta Halis rahatlamış gibiydi.
Komada yatan 14 yaşındaki Berkin'in yakınlarına bizdeki bazi bilgileri iletecegim. Bunun icin eski bilgilere baktim ve kendimi cok kötü hissettim. Eksik mi yaptık?
Berkin'in ailesine bu bilgileri iletmem icin printerla problemi cözmek üzere Engin'i bekliyorum. . Daha becerikli olamaz mıyım yahu? Bazi işlere yeniden başlayacagım .

Tuesday, October 15, 2013

Bayram

Bayramda hastane daha sessiz oluyor sessizden öte birşey hatta.
Antalyadaydım. 1976 yılındaki acık hava duvar resmi ve heykel calışmalarının  anısına bir toplantı düzenlenmiş, o nedenle davetliydik . Tabii o zaman yapılanlar yıkıma ugramış, hic biri kalmamış fakat  yapılanlar tamamen  boşa gitmediginden 35 yıl sonra olayla ilgili boyle bir panel ve kitap ortaya cıkıyor.
Denize girme firsatım oldu ve yılın en güzel deniziydi. Bir mü
ze meraklısı olarak diyorum ki Antalya Müzesi muhteşem.
Halis'in durumunda degişiklik yok. Birkac yıl önce  cekilmis fotograflarına bakıyorum, daha ifadeliymiş gibi geliyor. Hala kokulu otlar götürüyorum, güzel kokulu otlar.

Friday, September 27, 2013

Başlıksız

Güzel günlerdi. Venedik Bienalinden aklımda Japon sanatcının defteri bir de Alfredo Jaar 'in havuza batıp cıkan venedik maketi kaldı, diger ilginc seylerin yanında. Baska bir yerde baba Tapies'in büyük sergisi ve sergilendigi ronesans yapısı kocaman ev-malikane görmeye degerdi. Halis'le gitmedigim bir yer olarak Bologna'yı gördüm. Şehir toprak rengi, pembemsi kızıl binalariyla ,meydandaki antik kilise grubuyla cok etkiliyor. Morandi evi biraz huzunlu. Butun resimlerini de yeni muzede toplamışlar. Bologna'da butun şehir revaklar altında dolaşarak  gezilebiliyor. Hatta bir duvarda gezi direnişini selamlayan "occupy Taksim" yazısını da gördüm. Passolini'nin dogup büyüdügü şehirmis. Ben büyük şehir insanı olarak orada yasamak istemem hernekadar insanları cok sıcak ve şehir estetik olsa da.
Dönünce Hitomi ile hastanede bulustuk. Her geciste bir zaman ayırıp Halis'i gormeye geliyor, sagolsun.
Bana onun evde olmasının daha iyi olacagını soyledi. Bu konu benim icin bitmeyen bir üzüntü konusu. Zaman zaman yakın buldugum kimselere danışıyorum. Bunun anlamsız oldugunu bile bile. Cünkü sorulması ,aynı zamanda cevaplaması gereken benim ve ikinci derecede cocuklar.

Sunday, September 15, 2013

!5 gun olmus yazmayalı

Bunca zaman . Bazen hastanede olmak bana guven veriyor,
Akşam cok guzel bir film gordum televizyonda; Ingiliz Hasta
hmmm cok iyiydi dogrusu. Belki tekrar görürüm. Aslında eski bir film. hatırlıyorum görmek icin zaman ayırmamıstım o zamanlar. Halis görmüştü.
Bu sabah  bir gayret bienale gittim, once Karakoy Rum Ilkokulundan basladım. Zaten o binayı da seviyorum.
Sonra nereye devam edeyim derken Salt Beyoglu'nda Gulsun Karamustafa'nin sergisine gittim. Ne iyi oldu; üst kattan gezmeye basladım ki onlar yani Gülsün, Sadık,tanıdıgım arkadasları da oradaydı. Guzel bir sergi bulusması oldu.
Gecen gunlerde Sabanci Muzesinde zamanımızın sanatcısı Anish Kapoor'un heykellerini gördüm ve kardeşimin cocuklarını da götürmeye karar verdim. Bu heykelleri gormeleri onlara cesaret verir .

Sunday, September 1, 2013

1 eylül Dünya Barış Günü

1 Eylül Dünya barış gününü hatırlayalım.
Halis ,Barış Derneginin kurucu üyelerındendi. Izmir subesinde 1980 e kadar  cok calıştı. Gercek barışsever olarak yaratıcı katkılarda bulundu.  O da o zamanların bir tur Gezi Parkıydı. Bu gün artık aramızda olmayan sevgili başkan büyükelci Mahmut Dikerdem'le birlikte Ali Taygun  ve şu anda isimlerini sayamadıgım barışcılar'a saygıyla..

Saturday, August 31, 2013

Şu Günlerde

Birkac aydır hastanede yataktan koltuga oturtmak icin kullanılan lift bozuk. Koskoca hastane aylardır bunu halledemedi. Dolayısıyla hastabakıcının kucagında kaldırarak oturtması gerekiyor. Kolay degil ve hasta icin de iyi degil. Pazartesi Önder Beyle konusacagım. Dün kolundaki sıyrık da canımiı sıktı. 30 agustos tatili 3 gune yayıldı; Dilara'nin eksikligi belli oluyor.Bir cözüm bulmam gerek.
.

Monday, August 26, 2013

Sinan

Bizim ışıgımız oldun, farkındayım annen cok meşgul.

Sunday, August 25, 2013

Of

 Şifacı birkac gün once geldi. O gün ve ertesi gün herzaman gergin ve kasılı olan kol gevşedi. Dilara fark gormedigini soyluyor , ben o gerginligin gectigini gozlemledim ama bir gün icin. Sonra eskiye döndu.
Dun akşam ben bekledim. Butun aksilikler ve zorluklar oldu. Burada ayrıntı vermeyeyim ama genc hemşirelerimiz dahi zorlandı. Orada gecirdigim 4-5 saat bana cok üzüntü verdi. Gökçen Hemşire  güler
yüzüyle cok gayret gostererek  elden geleni yaptı. Ben de fotografını
paylaşmak istedim.

Thursday, August 22, 2013

Ruyada/ Gercekte

 Birkaç gün sonra hastanedeyim. Sabah sabah  arkadaşı Taşkın'ın getirecegi iyi enerji veren  uzmanı bekliyoruz. Bu teklif ondan geldigine göre bir bildigi vardır diyorum. Taşkın Bey , bizimkinin sevgili arkadaşı, düzenli aralarla arar, sorar. zaten istikrarlı olan hayatında Halis'le ilgilenmek onun icin bir rutin haline geldi. Derken Lena geliyor; akşam Halis'i rüyasında görmüş. 'Haydi artık buradan gideyim, sıkıldım ve bütün konuşmalarınızı da duydum 'diyormuş. Lena cok heyecanlıydı.
Rüyada göründügü diger bir yakını da Ayhan Baygül. Gecen gun ziyarete geldi ve baba diye hitap ettigi Halis'i  sık sık rüyasında gördügünü anlattı. Ayhanla sohbet güzeldi. Onun da cok iyi bir baba oldugunu biliyorum.
Farklı bir görüntü ortamında , kahve falında ise Füsun'a göründü. Bir koçun üstünde oturuyormuş, ona göre bu bir adak .Böylece medikal anlamda bir ilerleme görmesek de bizler  onu farklı ortamlarda görmeye devam ediyoruz.

Monday, August 12, 2013

Noterde

Noterde \sordular\anlattim\
dik dur\
iyi hisset\
iyi hissetmeye calis\
yorgunum\
yuruyusler\bile iyi \
gelmez

Friday, August 9, 2013

Bayram,şeker bayramı. Birinci gun Aslı ile hastanede buluştuk. Halis'in onu izledigini , dinledigini düşündüm, öyle gibiydi..  Aksam bizde toplandık, Dilara da geldi. Neşeli bir yemek oldu,zaten  çocuklar oldu mu herşey bir yana . Dün ise Nahit ve Bilge'ye gittim, Kemerburgaz'a. Nahit'e çeşme projesini gosterdim, Inceledi. Zorluklardan bahsetti. Ayrıca yazdıgım kısa biyografik notu yeterli bulmadı. Haklı olabilir ama bunun bile kolay yazılmadıgını soyleyebilirim. Daha cok gayret gerekli.Yapabilirsem.
Bugunlerde benı en mutlu eden şeylerin başında okumakta oldugum bır kitap; Memet Fuat 'ın anıları geliyor."Gölgede Kalan Yıllar." Bir kitap ancak bu kadar zevkle okunabilir.

Saturday, July 27, 2013

Mavili Resim

Zorluklar vardı. Sonda meselesi nihayet duzeldi.Bu konuda uroloji doktorunun gelmesi cok iyi oldu.Dilara'nın dikkatli bakımı sayesinde bazı durumların onu alınabiliyor.

Tuesday, July 23, 2013

Solunum Bakım\Respiratory Care

Hergun ogleden sonralari saat 3-5 arası bir zamanda oda kapısı acılıyor ve Dilaver Birim Halis'e solunum bakım uygulamasi icin geliyor. Kendisi 2000 yilinda Hacettepe Universitesi Fizik tedavi bolumunden mezun olmuş. Eger Halis uyuyorsa onu rahatsız etmemek icin daha sonra ugramayı tercih ediyor.Sagolsun. Ayrıca cep telefonu ve bilgisayarla ilgili Dilara'nın ve benim bilmedigimiz konuları rahatca sordugumuz bir dost.Bir de kendisine haftanın filmleriyle ilgili danışabilirsiniz.

Monday, July 15, 2013

Sinan'la Tanışma

Temmuz başı Defneler geldi.Sinan'ı dedesiyle tanıştırmaya goturduk. Bu heyecanlı bir zamandı, beklenen bir zamandı. Sinan keyifliydi, Halis onun bagırıslarını, neşeli cıglıklarını duydu.dinledi, kokusunu hissetti. Meltem Hemşire agladı, ben kilitlendim. Defne ise cok duyguluydu. Sinan'in da dedesini hissetmesini ister gibi gogsune yasladı.

Monday, June 24, 2013

Kızıl Medrese

Birkac gundur  gazetelerde cıkan  haberler nedeniyle yazıyorum. Tusiad uyeleri bugun Cizre'de Kırmızı Medrese'de toplanacak ve bolgede yapılacak dev yatırımlarla ilgili kararlar alacaklarmış. Bunlar yeni Kürt açılımı politikalari kapsamında gerçeklesecek. Bu arada Kızıl Medrese'nin tarihi ve bölge halkı icin önemi ile ilgili ayrıntılara da yer verilmiş. Aslinda Kızıl Medrese olarak biliniyordu, demek  çagrısımdan mı nedense kırmızı medrese olarak geciyor. Galiba 2007 veya 2008 di. Halis bu medresenin restorasyonunu yaptı. Cizre belediyesi bir Avrupa fonu bulmuş ve bu fon sayesinde Halis de sevdigi bir işi, restorasyonu yapmak fırsatını bulmuştu. Şu anda bir karmaşa icinde olan calışma odasında bu dosyayı arayıp bulmak isterim. O sure icinde bolgeye bir kultur hizmeti yapıyor olmaktan, insanları tanımaktan cok mutlu olmuştu.

Guner Teyzem \Guner Umurhan

Sevgili Teyzecigimi kaybettim. Son anlarında yanında olamadıgım icin cok uzgunum. Hep icimde ukte kalacak seylerden biri olacak.1929 dogumluydu. Edebiyat Fakultesi Turkoloji bolumunden sonra uzun yıllar bankacı olarak calıstı. Kadınların  calısma hayatına yeni yeni girdıgı yıllardı .Ailenin duzenli bir gelire ihtiyaciyla o da calisma hayatina girdi, Mutlu iyi yillardi.Yilmaz Enişte ile gec bir evlilik yaptı  ama mutlu oldu, onu kaybedinceye kadar.Teyzem sevdigini sever. sevmedigini sevmez, egilip bukulmeyi de bılemezdi .Hasan Tahsin ve Şaziment Gokcebel'in ortanca cocuguydu ,annemin kucugu.  Beni koşulsuz ve sonsuz severdi,gitti iste. Okudugum ilk kitaplar onun kitaplıgındandı; Matmazel Noralia'nin Koltugu (Peyami Sefa}, Rubab-i Şikeste (Fikret), Pitigrilliler, 10-11yaslarında beni acıdan kahreden Kerime Nadir romanları, Yahya Kemaller, daha niceleri. Galiba 8. dogumgunumde hediye ettigi soluk gri-bej arası kapagı olan Cocuklar icin Gorgu Kitabi hakkında ne dusundugumu hatırlamıyorum ama diger bir hediyesi olan English Dictionary for Children o kadar guzel resimlerle doluydu ki yillarca zevkle  baktım. Şimdi duşunuyorum da galiba kendim satın almaya başlayıncaya kadar butun kitapları o almıştı bana.

Friday, June 14, 2013

enstrumanlar

Su heyecanlı gunlerde enstrumanlarımız guzel kokulu otsu bitkilerden ibaret. HAlis kokulara cok tepki veriyor. Bunlar arasında nane, taze adacayı, mor salkım,yalancı lavanta,ıtır,rezene
hemen bahceden toplayıp hastaneye goturduklerim. Ayrıca dokunma duyusunu uyarma yonunden yol kenarlarında bitmis, basak.yabani yulaf falan gibi bitkiler da cantamda bulunuyor.

Thursday, June 6, 2013

Çicek

çiçek gene açtı.

Wednesday, June 5, 2013

Gitmeseydim Olmazdı

Misafirler tek tek gidiyor.Ben de Gezi Parkındaki direnişi izlemege gittim Nur'la beraber. Ne kadar mutlu oldum gencleri gorunce, sanki dunyam degişti.O enerji, saflık ve iyilik ancak o yaşlarda olur işte. Ben gene giderim; biraz daha fotograf cekmek daha onemlisi biraz daha o havayı icime cekmek icin. Bir diger mutluluk kaynagım okumakta oldugum kitap: Haris Spataris'in Fener'da cocuklugunun gectigi donemde mahallesini anlattıgı "Biz Istanbullular Boyleyiz " adli kitabı. Kitap bitmesin istiyorum okudukca. Tam benim icin yazılmış bir kitap. 16 yaşındayken (1922) terkettigi mahallesini, Istanbul Rumlarının hayatlarını anlatıyor . Ayni mahalleleri 'ama 20 yıl sonrasini annemden o kadar cok dinlemişimdir ki, dogdugum Carşamba semtindeki Rum komsuları tanımasam da sevmişimdir.

Sunday, May 26, 2013

Gelenler

Bu güzel günde en sevdigi insanlar geldi; Müserref ve Hitomi. Hitomi Japonya'dan gecerken ugradi,ifadelerini daha gelişmiş buldugunu soyledi. Onları gormekten ben de mutlu oldum.
Gecen günler yogundu. Evde misafirlerimiz var; diger sevdigi arkadaşı Elizabeth Gombosi ve kocası.
Onlarla takılıp buyuklerimizin kızdıgı gibi kafa buluyorum, yemekler, icmekler, konserler gibi muzir faaliyetlerle mesgulum.

Sunday, May 12, 2013

ANNEM

Annecigim, Ayten Demirel, Halis'in sevgili Ayten'i. Cok iyi dosttular.Ikisini de ozluyorum bu anneler gununde.

Wednesday, May 8, 2013

Ziyaretciler

Haftada 1-2 ziyaretcisi geliyor. Benim yoklugumda gelenlerden Şener Aral, Şakir Dosemeciler, Oktar Yaylalı, yegeni Halis Aral ve Müşerref olarak sayabiliriz. Bunlardan Halis'le sohbet tarzında konuşanlara minnettarım. Tek yonlü bir sohbet. Başından beri pek bir degisiklik olmadı; degişiklik oldugunu düşünen ben ve bizlerdik. Algı yani herşey algıdan ibaretmiş bizlerde.

Monday, May 6, 2013

Dunku Pazar Gunu

Arkadaşımız Franco Turkce kursuna devam icin Roma'dan geldi. Bizde kalıyor. Dun Halis'i gormege gittik. Fotograf cektimse de kullanmak istemiyorum. Daha onceleri nasıl kullandıgıma da şaşmaktayım.Halisin boyle bır şeyı isteyeceginden emın degilim.
Hıdrellez ve paskalya biraraya geldi. Ferikoy'den paskalya coregi alarak bir gelenegi devam ettirmek hoşuma gidiyor. Benim bildigim bir Istanbul hala o semtlerde yaşıyor kısmen. Cumartesi bilmedigim Istanbuldaydım. Bagcilar, Esenyurt, Forum, Ikea, Istanbul Hali, bir daire alana bir de saray odası insaatları; buyumuş de buyumuş yerler; ben almayayım,mersi.
Gece uyku kacması iyi oluyor bazen. Boylece harika bir film seyrettim, cok mutlu oldum." Walk the Line" Amerikali ozan Jonny Cash'in hayat hikayesi, Elvis ile Aşık Veysel arasında dıyecegım bir folk sarkıcısı.
Cok tatlı bir hikaye.

Friday, April 26, 2013

Sinan Şapkasının Altında


Geldim Işte

Sinan ve anne babasıyla güzel 1 ay gecirdim. Gündüzleri Sinan'a Tibetli Sonam baktıgından ben bol müze gezdim. Ne kadar özlemişim müzeleri; o zamanlarda  bir gruba aidiyet hissi gelip sizi bulur ve bu haz icindeyken yorgunluk da o kadar koymaz. Sonam'in guler yüzlülügü Sinan'a da gecmis, o kücücük sey de cok gülec.Dışa dönük bir tip olacaga benziyor. Yemege düşkün. Bu hali Halis dedesine cekmiş.
Geldim , Halis iyi. Enfeksiyonu bitmiş. Bir gün eve gelebilecek mi, daha dogrusu ben bunu gercekleştirecek cesarete sahip olacak miyim?
Hava güzelleşti, yaza dondü. Daha cok iyi ve güzel durumlarda onun da bunu yaşamasını istemek aklımda. Tek yapabildigim  cicek ,baharat ,kahve gibi şeyleri koklatmak. Bahar otları cok müthiş, dokunması da
uyarıcı. Bu acıkca belli oluyor. Bugünlerde Dr. Ari Bey'le tekrar konuşmak istiyorum.
Aradan gecen bunca zamandan sonra ,yıllardır görmedigim birinin internetten "Vaah vah, şunu bir anlatsana " demesi cok sinir. Bazen unutmaya ihtiyacım varken hele.

Saturday, April 13, 2013

"April is the cruelest month"

Bu fotografi Lee verdi, bize ait seyleri geri veriyor bir bir. Fotograf savas karsiti bir sergi acilisindan. Sergide dagitilan siyah kareleri Halis basina yapistirmis. Arkadaki resim benim.

Monday, April 8, 2013

Bugun Dilara ile konustum. Onunla konusmak bana huzur verir. Halis'den epey uzaktayim. 2 haftadir Newyork'da torun Sinan, annesi ve babasiyla ozlem gidermekteyiz. Gerci bu arada Defne 2 kez is icin Italya'ya gittiginden Sinan'a bakmak gibi keyifli bir isle mesgulum.
en cok istedigi sey torun gormekti, ne diyeyim; onun yerine ben gorebiliyorum.
Boston'a , hasta arkadasimiz Lee'yi ziyarete gittim. Birkac yil onceki bir ziyaretinde Halis'in portresini yapan Lee, simdilerde kitaplarini, evdeki bircok seyini dagitmakla mesgul. Hastaligi ciddi, biz gene de cok guzel vakit gecirdik. Saniyorum benim gitmem ona moral verdi, aferin bana, iyi ki gittim.
Artik seytanin bacagini kirdik, yazmaya devam edecegim.

Wednesday, February 27, 2013

Şu anda

Sabah 88.2 de cok guzel bir barok muzik dinlemekteyim ve bu yazıyı bitirmeden program sonlanırsa bestecisini soyleyebilirim.
O kadar cok şey olmakta ve bunların azını paylaşiyorum. Halis stabil , bunu soylerken bile ,yarın nasıl olur bilinmez duygusu icindeyim.
Bu arada calan J. S. Bach ve 5 no.lu keman klavsen koncertosuymus. Vivaldi'yle devam ediyor. Sabahlar ne guzel.
Besiktaş Belediye Başkanıyla Meydan Ceşmesi icin goruştuk. Asli, mimar Serdar ve ben gittik. Başkan cok iyi karşıladı. Hafta başına kadar  bir yer gosterecek. Ondan sonrası zorlu bir surec, bakalim nasıl sponsor bulacagım. Iş ciddiye bindi.


Wednesday, February 6, 2013

DOGUM GUNU

Babacigim, dogum gunun kutlu olsun. Seni her gun ozluyoruz. Sinan senle tanisamadi. Mert de oyle. En cok uzuldugum bu. Ama nesil olursa olsun birlikte olmak guzel.

Monday, February 4, 2013

Gazete Kesikleri

Evde olmaması ve hastanede kalması bana zor geliyor. Evdeyken böyle duygularla doluyken; ne zaman ki hastaneye gidiyorum, orada olması kabul edilebilir geliyor. Bu da 4 yılı aşkın bir suredir tekrarlarla devam ediyor.

Gazete kesikleri.Yavaş yavaş kagit olarak hayattan cıksa da bizim kuşak gazeteyi kagıt uzerine basılmıs olarak okumayı sever. Halis yıllarca gazeteleri tarar,bir arşiv alıskanlıgıyla sınıflandırırdı.Once gazeteler uzunca bir sure birikir,sonra gunun birinde bir gorev gibi işe girisir,oflaya puflaya kesip sınıflardı. Bu konuda benim şimdi haksız buldugum sozlerim olmuştur. Birkac kez Aslı'ya kaynak olarak onerdiyse de o butun bunların internette oldugu seklinde cevaplardı. Halis'in bu alşkanlıgı babasından geliyordu. Sıkı bir arşivci olan babası Sirac Bey de ardından boylesi bircok belge ve kitap birakmıştır ki buyuk cogunlugu Halis'in cabasıyla bir universitenin egitim bolumune aktarılmıstır.Bu sabah da kendimi ayni şeyi yaparken buldum. Hem kendime -hayat ve sanatla ilgili tuhaf haberler-hem seyahatte oldugundan sanat tarihci arkadasim Zeynep Rona'ya sanat haberleri kesiyorum.

Wednesday, January 23, 2013

Gunaydin

Evde calışmak fena degilmis. Alt katta da Laura calışıyor ve bir kitap resimliyor. Cizgisi guclu ve etkileyici,bence bu 'art' diyorum o ise 'hayır ,kitap' diyor. Dun Halis'e ugradım, eh iyice sayılır. Yeni i phone dan memnunum, Daha gorsel yani hieroglif gibi ve daha kolay benim icin.Boylece ona torun Sinan'a ait videoları gosterdim. Gercekten Sinan dayanılmaz şeker,ustelik sesini de dinlettim. Aslı Halis'i bir onceki ziyaretine gore farkındalıgını, uyanıklıgını daha az buldugunu soyledi ki bence de oyle.

Saturday, January 19, 2013

Neden ?

Cok üzüldüm. Ama cok üzüldüm. Sanki herşey anlamsızlıgı hatırlatmak icin bu ölümü bekliyordu. Birant'in ani ve anlam veremedigim ölümü, yaşadıklarımızı yeni baştan hatırlamama sebep oldu.

Thursday, January 17, 2013

Lodos

Lodos var. Vapurlar calışmasa da ben severim. Kuvvetli eser, hava pırıl pırıl olur.Cok insan da şikayetlerine iyi bir gerekce bulmuş olur. Yeri gogu birbirine katar; Istanbul olur. Dr. Ari Bey istegim uzerine yeni bir eeg cekti. Sonucu soyle acıkladı. "Aşagı yukarı durumu ayni. Cok az, ama cook cok az bir iyileşme gorulse de rapora yazılacak kadar degil." Teşekkurler yine de. Bu atolyesiz gecen zamanı dolu hale getirmek istegindeyim.Son gordugum en guzel film; Barbara. Ist. modern'de gordum , tekrarı var bir kere daha,meraklılar programa bakabilir. Muthiş bir film.

Wednesday, January 9, 2013

Karlı Gun

Dun butun gun kar yagdı ,ben hastanedeydim. Dilara ve Lena bir arkadaslarının dogumgunune gittiler -acaip şık giyindiler -ben de seve seve bekledim. Aslında biraz da kendimi sınamak icin, neyi ne kadar yapabilirim diye . -kolay mı sandın?
  Isin guzel tarafı etrafimızdaki hikayelerdir her zaman ki biz de bu hikayelerden birini oluşturuyoruz Halisle. Mustafa'nin 17 yasındaki oglu aktor olmak istermis, ki simdiden ufak ufak başlamis dizi oyunculugu falan derken .Diger bir calışanın kızı seramik bolumunu bitirmiş, iş bulamıyor. Dilaver'le  bir sinema-film muhabbeti yapıyoruz bazen.Ve daha once butun teknik konularda(bizim teknik konularımız bilgisayar ve cep telefonundan ibaret) Alper'e danıstıgımız gibi,şimdi de Dilaver'e soruyoruz . Guvenlikte calışan bir kızımız kucuk bilezikler oruyor renkli iplerden, onlara boncuklar takıyor,iş dışındaki zamanında. Bana da verdi bir tane. Ve Dr. Mujdat Beyin annesi bir turlu tam duzelmemis,uzucu.
Aksama dogru karlı bir gun nasıl biterse oyle biterken kafeteryanın acık hava bolumundeydim. 2 kisi kardan adam yapıyordu.

Friday, January 4, 2013

Haneke'nin Amour/ ask filmini izledim. Yurek ister. Yanımdakileri urperten film bana cok iyi geldi. Bana iyi gelmesi biryana cok iyi bir film. Buyuk aktorler; Trintignant, Emmanuelle Riva (ki kendisi Hiroshima Mon Amour'dan beri biraz yaslanmıs, hayret, bizler gibi). Gormek istedigim bir film de Tepenin Ardı. Ayrica gerilimin alası ve kurgunun sahaseri: Argo. Eminim zevkle izlenir.
Fusunlarla gittigim Kartepe'de kar mar yoktu. Hava temizdi. Cocuklarla teleferige falan bindim.
Heyecanla dondum, aklımda Halis vardı. Birgun once Aslı gitmis, ilk kez beni algıladıgını dusundum
dedi. Fakat dun  tekrar ve  tekrar antibiotik baslandı; bunun icin cok uzgunum.