Thursday, November 22, 2012

Dun Hatice Hemşire rutin işlemler icin odaya gelmişti. Hastanede calışmaya başlayalı birkac ay oldu, ismini de yeni ogrendik. Blogu okudugunu soyledi, biraz şaşırdım. bir suredir bloga yazmayalı , okundugunu da duşunmez olmuşum.  Bu bana cesaret ve şevk verdi yeniden başlamak icin. Teşekkurler okuyuculara.
Herşey belli bir duzende tekrarlarla akıp gidiyor.
Birisi hayatin akışından kenara cekilince ne oluyorsa ,oyle oluyor işte. Hele Halis gibi birisiyse, buyuk boşluk.
Ben yuruyuşe cıkıyorum. Bebek'e gelirken herzaman simit aldigı satıcının sorularından cekindigimden, karşı kaldırıma geciyorum.  Arnavutkoydeki berber Adil'in dukkanının onunden gecerken de benzer bir duygu icindeyim. Bunlar o kadar cok ki. Bir de hala duymamış olanlar var ki ,dun Contemporary Istanbul acılışında bir ikisi Halis'e selam soyledi. Bu durumda bir acıklama yapmak gerekmiyor.
Taylan Cemgil gelmis eşi ve kızlarıyla, yazık ki onları goremedim. Halisin başucunda torun Sinan'in resmi durmakta.  Gelen giden personel "tıpkı Halis Bey " diyorsa da bence sadece sac modeli benziyor.

No comments:

Post a Comment