Tuesday, November 29, 2011

Füsun Yazıyor

Kızkardesimden gelen sms mesajını aynen yazıyorum.

"Simdi cıktım Halis Abi'nin yanından.Cok canlıydı. Uzun uzun dinledi, göz teması yapti. Gördügüm en mükemmel haliydi.Cok uyanıktı ve ben de cok heyecanlandım."
-seni hissetti mi sence?

"Bence kesin..ama konusamıyo, onu ifadelendiremiyo, bebek gibi"

Sunday, November 27, 2011

Ne Degisti?

Ne degisti diye sordugunuzda degisen benim diyebilirim. Uzun zamandir Halis 'de bir degisiklik yok. Belirli birkac hareket aynen devam , yeni bir sey yok. Olacagı da yok. Mucizeye inanmıyorum. Simdiye kadar daha cok caba icindeydim, simdi ise daha geriye gitmesin, daha kotulesme olmasın diye caba gosteriyorum.
Bu pazar degisik bir sey olarak hastaneye gittim!
Donuste "Yuzbasi Corelli'nin Mandolini" filmini seyretmek cok iyi geldi.
Bu satırlari yazarken de cok guzel bir muzik dinliyorum ki o kadar olur; damardan. "Ey ceşm-i ahu mehlika "

Thursday, November 24, 2011

yeniden

Uzun zamandir yazamıyorum. Aslında durum fena degil, enfeksiyon bitti, stabil gidiyor.
Hızlı geciyor zaman, bir kısmı da trafikte tabii. Omrumde su son 3 senede bindigim kadar taksiye binmedim.
Guzel seylerden bahsedeyim; Bankalar caddesindeki Osmanlı Bankası Salt Galata adıyla bir cagdas sanat merkezine donusturuldu. Restorasyonu Han Tumertekin yapmıs. Acılıs gorkemliydi, Gulsun Karamustafa'nin isi de cok guzel. Ve diger fotograf arsivi de muhtesem. Bu olayın en cok keyfine varacaklardan biri Halis olurdu.
Van'da insanları donduran Turkiye sınıfta cakti. Ama tek tek insanları harika seyler yapmakta, dunya olceginde isler. Bir ortası yok mu?
Arkadasımız Esin Afsar'i kaybettik. Gecen hafta onu 'son yolculuguna' ugurladık. Halis'in Turkiye Yunanistan Dostluk Derneginden de sevgili arkadası Esin..Guler yuzlu, calıskan arkadasımız.

Friday, November 4, 2011

ŞAPKA


Kucuk yegenim Mehmet(Memo)Demirel gecen aksam bizdeydi. Her geldiginde surpriz bir hediye bekliyor. Ona Halis'in dolabindan buldugum bu şapkayı verdim, acaip sevindi. Hemen başına gecirdi ve hic cikarmadı. Halis Macaristanda, Estergon'dan almistı, hatırlıyorum.Isciligi cok guzel deri bir şapka;kenarında kucuk bir geyik ve cam agaci aplıke edılmış. Memo'ya da cok yakıştı.
Bu aralar tekrarlayan enfeksiyon onu yıpratiyor. Bugun Enfeksiyon doktoru ile konustum; "bir turlu sebebini bulamıyorum"dedi.
Direnci cok dusuk ve hijyene dikkat edildigi halde tekrarlayan bir enfeksiyon durumu var.

Tuesday, November 1, 2011

Uzaklardan


Birkac gun once bir aksamustu Dilara telefon etti " ingilizce konusan bir kadın Halis Bey'i ziyarete geldi, telefonu vereyim de kim oldugunu anlatsın " dedi. Telefondaki ses isminin Barbara oldugunu, 1963 yılında Connecticut'da West Hartfort Lisesinden arkadası oldugunu soyledi. Halis 1963 yilinda ogrenci degisim programı (AFS) ile bir yıl ABD de okumustu. Aradan gecen bunca zaman sonra bir cruise gemisiyle 2 gun icin geldigi Istanbul'da, nereden ogrendiyse Halis'in durumunu , bulup hastaneye gelmesi cok duygulandırdı. Bu nasıl bir sey, nasıl bir vefa, dagıldım kaldım. Ertesi gun gittigimde Barbara'nin Halis'in basucuna okul yıllıgından yaptıgı fotokopiyi ve sevgi sozleri yazdıgı kartı biraktıgını gordum. Kimse alınmasın ; Amerikalılar boyledir. Ama aynisini Halis de yapardı bundan eminim. Demek ki insana verilen deger karsılik buluyor.