Sunday, October 30, 2011

Arkadasımız Stavros

Dun canım gitmek istemedi, pazarları evde olmak iyidir. Sonra Stavros geldi, Halis'in sevgili dostu. Uzun sohbet ettik ve Halis'in arkasından neler yapmamız gerektigi konusunda kararlar aldık. Bircok konuda cesaretsiz kalıyorum, o bana cesaret verdi. Once fotograflarla basliyoruz bu hafta , mimari fotograflari hayata gecirmek istiyoruz. Kolay gelsin.
Ona arkadasinin 3 kravatını verdim ,her yıl icin bir tane. Cunku Halis'i yurekten seven birisi, cok mutlu oldu.Konusurken turkcede gecmis zamani kullanamadıgndan simdiki zamanla anlatıyor: "Halisle Besiktas'daki meyhanede oturuyoruz" gibi ve bu da bir oyun gibi.Sonra cok faydali birsey yapti; bilgisayarını acıp birikmis binlerce mail vs. yi duzene soktu. Akıllılık edip bilgisayari bir harddiske kopyalatmıstım. Butun hersey onun icinde, korumaya almam iyi oldu.
Stavros'a sevdigi kızı vermiyor ailesi, din farkindan yuzunden. Bu tatsiz bir durum ve her ikisini de cok uzuyor. O hallederdi, gidip babayla konusur; ne yapar eder , sonuc alırdi eminim.

Friday, October 28, 2011

Baris Askerden Döndü


Sevgılı yegenımız Barıs Demırel kısa donem askerligini bitirdi.Burdur maceraları bitmek bılmeyecek gıbı gorunuyor.Karisi Jojo ile beraber Halis'e geldiler.Ilk defa gordugum mandalina kokulu kolonya ve mandalina getirdiler.Her ikisi de Halis'e tatli tatli konustular.O da hafif ic gecirerek duydu, dinledi. Baris zayiflamis ve 50 numara ayakkabi giymesi askerde merak konusu olmus. Jojo ile de soyle bir kesişme var gecmıste; benim anne ve baba tarafindan buyukannelerim ve Jojo'nun babasi ayni sehirden. Manastir, şimdi Makedonya topraklarinda ama o zamanlar onemli bir Osmanli kenti. Onlar bugun yeni ismi Bitola olan Manastir'a gidiyorlar, gezip gormek icin. Arkasından yasadıkları memlekete yani NY a dönecekler.

Saturday, October 22, 2011

Gunesli bir cumartesi

Bugun hastaneye gitmedim, planim gunu ikiye bolup hem Halis'e hem de Sabanci Muzesindeki sergiye gitmekti. Birincisini yapamadim.Dun sevindigim birsey oldu. Halis'i uzun zamandir acık havaya cıkartamiyoruz cunku bitmek bilmeyen insaat ve kapı onune cikartmanin uygunsuz olusu yuzunden ayrica enfeksiyon nedeniyle odada kalmistı. Halbuki Dr. Atif her sefer disarı cikmasının faydali olacagini soyluyor. Biz de cok istiyoruz. Catıda hemsirelerin kahve sigara molasi icin kullandıkları bir teras var ve daha once izin istedigimde olusuz cevap almıstım. Dun tekrar sordum ve olur dediler. Tesekkurler Bayan K. cok sevindim.
Ogledensonra Yildiz'la Sabanci'daki sergide bulustuk.Gene guzel surpriz; bittigini zannettigim Ege'nin iki yakasindan neolitik caga ait muthis sergi uzatilmıs. Gozumuz ve kalbimiz doydu. Vee cagdas sanatin onemli ismi Sophie Calle'in Istanbul icin hazirladıgı sergi: Son kez- ilk kez 'i gorduk. Gormeyenlerin son hatırladikları goruntuler ile Istanbul'da yasayıp daha once gormedikleri denizi ilk goruslerine dair bir sergi. Cok etkilyici, insan neden buyuk sanatcı olur iste ortada. Herkes'in gidip gormesini dilerim.
Boyle yerlerde ben uzun uzun aciklamalari okurdum, onunsa daima baska bir sozu olurdu, orada yazili olmayan ama cok akıllı birinin yorumuyla hayata dair bir bag kurulurdu, benimse dusunemedigim.

Thursday, October 6, 2011

Giderken

Bir sure gidiyorum, 12 gun kadar. Bloga yazmak icin biraz zorlandim, ama simdi daha rahat yazabiliyorum.
Dun Halis 'i o kadar iyi gordum ki sanki gozum arkada kalmasin diye caba gosterdi. Uzun zamandir bu kadar rahat, acik ve genellikle iyi gormemistim. Cok tesekkur ederim. Hayat boyu bana destek oldugu yetmezmis gibi.
Beatles dinledik, Onu tanidigim zamanlarda dilinden dusmeyen sarkilardan biri "When i get older, losing my hair many years from now" Lutfen bu guzel sarkiyi dinler misiniz onun icin , biraz da benim icin.
Muserref, Fusun, Hulki , Ziya ve sevgili arkadaslar; yoklugumda onu ziyaret edin ve mutlu olmaya calisin.