Thursday, March 24, 2011

teselli etmek/ to console

Bana zor gelen seylerden biri baskalarini Halis'in durumuyla ilgili olarak teselli etmek durumunda olusum. Yasadigimiz bu berbat durum, Halis'i sevenleri cok uzuyor, insanlar, dostlarimiz, o kadar uzuluyor ki bazen onlari teselli etmek durumunda buluyorum kendimi. "daha iyi"diyorum, hafif yalancilik yaptigim da oluyor. 2 yildir cerceveci Kani Aksoy'a gitmekten kaciniyordum. Onun icten uzuntusunu gormek zordu, ta ki gecenlerde, nereden duymussa, kendisi aradi. Tabii korktugum gibi de oldu, sevgi baska birsey iste. Ayni sekilde Sener Aral, Dumrul Cemgil, Tasbasli akrabalari,

What is sometimes difficult is having to console others about Halis' situation. This terrible situation that we are in makes people who love Halis very sad. Our friends are so sad to hear about it that I am often in a position to give them solace. I tell them "he's better", sometimes lie a bit. I have been avoiding going to framer Kani Aksoy for 2 years because it was so difficult to bear his sincere sorrow last time. Until the other day, not sure where he heard from, Kani called and it turned out as I expected. A friend's love is something else. Similarly with Sener Aral, Dumrul Cemgil, the relatives from the Tasbas village...

Tuesday, March 22, 2011

ara verdim/ after a long break

cok ara verdim, galiba blog yasagini bahane ederek.
Bu aralar cok calisiyorum ve atolye sergisine hazirlanirken bircok eski resmi de gozden geciriyorum, sonuctan mutluyum.
Halis, ugrasirsan tepki veriyor, bu iletisimden de memnun olmak lazim. Gecenlerde Dr. Ari Boyaciyan cook kucuk bir ilerleme gordugunu, yakinda tekrar eeg cekecegini soyledi. Ne diyeyim, az veren candan , hic yoktan iyidir. Simdi gundemde Halis'in 30-35 yil once cektigi ve ozenle sakladigi negatif fotograflari bastirma ve digital ortama tasima projesi var. Aslinda o kadar cok is var ki, bana bakan, bir kismi can sıkıcı, bir kismi benim daha once bilmedigim, ilgilenmedigim ama simdi ugrasmak zorunda oldugum isler.
Dun Yapi Endustri Merkezinin kitabevindeydim, cok guzel kitaplar var. Benim buldugum kucuk mucevher, zaten hayrani oldugum arkeolog Muhibbe Darga'nin "Kazi Baskaninin Karavanasi' adli yemek kitabi. Bazilarini uygulayip misafirlere ikram edecegim. Muhibbe Darga'nin Arkeolojinin Delikanlisi adli anilarini da heyecanla okumustum. Ben bir kitabi cok seversem , 3 tane aliyorum. Birini kendim okur, okurken cok bahsettigimden Halis de hemen siraya girerdi. Diger birini Asli'ya, nasil olsa vakti olmaz ama , verirdim. Otekisi Defne'ye postalanirdi. Hala da bazen yapiyorum.

I took a long break from writing on the blog, perhaps using the blogger ban in Turkey as an excuse. I am working a lot these days. As I'm preparing for a studio exhibition, I am reviewing a lot of old works. I am happy with the result.

Halis responds if you try and we should be pleased with this. The other day, Dr Ari Boyaciyan told that there was a tiny bit of improvement and that he is thinking about ordering another EEG. Better than nothing.

At the moment, the new project is developing and digitizing negatives of images Halis took 30-35 years ago and had carefully stored. Actually there are so many things I have to deal with , some of it tedious, some of it stuff I didn't previously know or care about but now have to take care.

Yesterday I was at the Building Industry Center bookstore. They have many good books. A great find was a cookbook called "The Excavation Director's Pot" by archeologist Muhibbe Darga whom I am a huge fan. I am going to try some of the dishes and serve guests. I had read Muhibbe Darga's other book, Archeology's Badboy with much excitement. If I really lie a book, I buy 3 copies. I would read one and because I talked about it so much while reading, Halis would often get in line to read after me. I would give the other copy to Asli though she often did not have time to read. And the third would be mailed to Defne. I still sometimes do it.

Sunday, March 13, 2011

Hitomi'den haber

Sevgili arkadasimiz Hitomi, den iyi olduguna dair haber aldik. Japonya'daki deprem felaketinde kendisine ve yakinlarina birsey olmadigi haberiyle rahatladik.
Dun sabah erkence hastaneye gittim ve Dilara,yi biraz dolasip hava almasi icin gonderdim. 24 saat ayni hastane odasinda kalmasi kolay degil,. Halis rahat rahat uyumaktaydi ki onu biraz rahatsiz edip gazete filan okuyup son haberleri aktardim. Arkadasi Emine Usakligil'in gazete roportajini okurken bayagi dinler gibiydi. 2 saatin sonunda tam ben ayrilacakken farkindaligi artmis ve uyanikti.
gunun geri kalaninda kardesim Mehmet'le Anadolu kavaginda bahar gunesinin keyfini cikardik, yedik ictik.
Bazen zihnim Halis konusunda yeni dalga roman gibi calisiyor. Uyarici olabilecek seyleri not ediyorum. Mesela, Rahmi Saltuk'un cok bilinen bir turkusu ya da isirgan otu;sinirleri uyarici oldugu icin.

Wednesday, March 9, 2011

Neruda

80 li yillarin ortalarindaydi, Erdal Alova ile Neruda siirleri ceviriyorlardi. Halis'in ingilizce ve ispanyolcasi ile Erdal'in sairligi birlikte guzel bir ceviri ortami sagliyordu. Kitap olarak o sekliyle basilamadi ama icinde birkac siirin yer aldigi bir baska Neruda kitabi olarak , 1991 de basilmis.Gecen gun elime gecti, oradan bir siir sectim. Bunu Erdal cevirmis, Halis'le cevirdiklerinden daha sonra bloga yazarim. Bu arada blog yasagi Turkiye'de suruyor. O yuzden bunu yurtdisindakiler okuyabilecek.


BILINMEYEN

Olcmek istiyorum ne kadar bilmedigimi
iste bu yuzden gidip
rasgele calıyorum kapıları, acıyorlar, girip bakiyorum
duvarlarda dunun portreleri,
kadinin ve erkegin yemek odasi,
sandalyeler, yataklar, tuzluklar,
o zaman anliyorum
tanimiyorlar beni burada.
Cikip yuruyorumbilmedigim sokaklarda,
bilmeden kac insani yuttugunu o sokagin,
kac yoksul, aldatilmis kadini,
turlu irktan iscileri
yazik emekleri.

PABLO NERUDA

Sunday, March 6, 2011

alismali miyim

Hava cok soguk, kisin soguk olmasina alismali miyiz?
Halis bana yuz vermiyor, sozlerime, sarkilara hatta Bach, Beatles ve turkulere de aldirmiyor. Oyle gorunuyor. Bazen gozlerini acip bakiyor ama ayni yerde degiliz sanki. Peki nerdeyiz? Alismali miyim?
Agrili ve sis kulagim duzeliyor ama cinlamalar devam ediyor, alismaliyim.
Topraga hangi tohumu atsam, tutuyor. Zeytin, turunc, elma. Bu kadar cok agaci ne yapacagim, yasasin yeryuzu. Coktan alistim.
Resim isleri iyi gidiyor, ben de sasiriyorum ama alistim artik. Himmm, mutluyum.
Gazeteciler ve masumlar suclanmamali alismiyorum.
Blog isi duzelmeli , alismayin arkadaslar. Sizi seviyorum.

Wednesday, March 2, 2011

blogumuza kavustuk/ we got our blog back

Dun aniden bloglara erisim mahkeme karariyla engellenmistir yazisiyla karsilasinca sasirdim, gerci daha once de youtube icin ayni sey sozkonusu olmustu. CemTumdag isin aslini anlatti; turkcell'in de sahibi olan sahis bedava futbol maci izlenmesini engellemek icin mahkemeden karar almis. Ve baska sekilde blog erisimini ogrendik, simdi boyle.

I was suprised yesterday when all of a sudden I encountered a notice that blog access was banned with court order. Same thing happened with Youtube before. Cem Tumdag explained me what was behind this. Apparently the person who owns Turkcell got a court order to ban free viewing of football matches. We now know an alternative way to get to the blogs. This is how it will be for now.