Friday, December 31, 2010

YENI BIR YILA DOGRU/ Toward the New Year

Dun guzel bir gundu. Hastanede Halis'in kaldigi 5. katta ufak bir susleme yapilmis, hemsireler ve personel uniformasiz ve gunluk kiyafetleriyle kutlama havasindaydi. Bu arada Halis'in odasindaki susleme, karsi odada Zehra'nin yaptigi dekorasyonun yaninda mutevazi kaldi. Birlikte fotograflar cekildi.Dogrusu hepsine ne kadar tesekkur etsem az. Calisma kosullarinin zorluklarina ragmen Halis'e gosterdikleri ilgi ve sevecen tavir onlarin cok ozel insanlar olmalariyla ilgili.

Derken Dr.Ari Boyaciyan 'Halis Beyin yeni yilini kutlayayim dedim" diyerek geldi. "Cok ama cok yavas bir ilerleme goruyorum; bakislari daha anlamli ve uyaniklik suresi artti" dedi. O ne diyorsa oyledir, kendisine cok guveniyoruz.

Boylece yeni bir yila daha iyimser bir hava icinde girmemek icin sebep yok. Aslinda iyimserlik insana cok yakisiyor. Birlikte son seyatimizi Antakya'ya yapmistik. Antakya cok etkileyici ve guzeldi; Insanlar , iliskiler ve muazzam gecmisi ve mutfagiyla birlikte. Dolasirken geleneksel tatlilari da bulabldigimiz bir tatlicida oturduk. Simdi adini hatirlamadigim guzel bir tatliyi yerken, Halis tabii dukkanciyla sohbete daldi. Adamin soyledigi bir sey aklima takildi; "Aslinda insanlarin yuzde doksani iyidir agabey" demisti. Ben de bu soze takilip bir sergi konusu yapmaga karar vermistim. Hala da o kararimdayim araya zaman girse de. Ama o sergi projesini simdi hayatimda yasiyor gibiyim.


Yesterday was a nice day. On the 5th floor of the American Hospital where Halis stays has been decorated for the New Year's Ev celebrations. Nurses and the other personnel had come in without their uniforms in their everyday outfits. Halis' room decoration was paled by Zehra's decoration across the hall. We all took pictures together. I cannot thank them enough! Their loving care for Halis despite the difficulties of their working conditions is due to the fact that they are each special people.

Then Dr. Ari Boyaciyan came by saying "I came to wish Halis Bey a happy new year". He said " I see an incredibly slow progress. There is more meaning in his eyes and his awake time have gotten longer." Whatever he says. We infinitely trust him.

We don't have a reason to start the new year in a more optimistic air. Optimism suits people. We had taken our last trip together to Antakya. Antakya was beautiful and moving, with its people, human interaction, history and its cuisine. As we were walking around, we stopped by a dessert shop where we could sample local desserts. As we were eating a delicious dessert name of which I cannot remember, Halis started chatting with the store owner, as he normally does. I never forget something that man said: "Actually 90% of the people are good Agabey" (means big brother in Turkish). I was caught up in this statement and had decided to have an exhibition with this theme. even though there has been a delay, this is still something I would like to pursue. But I also feel like I am living in that exhibition theme.

Thursday, December 30, 2010

2010 THE END

DEAR BLOG FRIENDS,
I CAN NOT BELIEVE THAT I AM ON THIS ROOM ON THIS PLACE ON THIS TIME , I WANT TO OPEN MY EYES AND SEE THAT THIS IS A BAD DREAM.
MY FRIEND HALIS IS ON THE BED YES HE IS A STRONG FIGHTER OF LIFE IS RETURNING BACK TO MAKE TOGETHER GREAT THINGS FOR TURKISH GREECE FRIENDSHIP.
THIS IS THE END OF THE 2010 BUT IT IS A START OF NEW HOPES FOR THE BEST OF THE LIFE OF MY FRIEND , IT IS MUCH BETTER FROM THE LAST TIME I TALK WITH HIM.
ASLI HAS WRITE A GREAT ARTICLE Neden ölelim? I READ IT AND I CRY .
FIGEN GOD MAY ALWAYS GIVE YOU POWER TO LIFE I HOPE THE BEST FOR YOU AND YOUR FAMILY AND I HOPE NEXT YEAR TO BE ALL TOGETHER WITH HALIS.
HAPPY NEW YEAR WITH HEALTH AND HAPPY AND LOVE.

GOD BLESS YOU
STAVROS

Sunday, December 26, 2010

Bir haberden/ From a News Story

Birkaç gün önce televizyondan duyduğum bir haber araştırmaya değer. Ankara kaynaklı habere göre doğumda oksijensiz kalmaya bağlı ağır beyin hasarı olan bir çocuk, hareket edemez, görmez, dış dünya ile hiçbir iletişim kuramaz haldeymiş. Doktorlar yapacak birşey olmadığını söylemişler. Derken refleksoloji metodu ve ayak tabanına uygulanan geleneksel çin masajı ile yavaş yavaş büyük aşama kaydedilmis. Bu şekilde beyne uyarı göndermek mümkünmüş. Çocuk şimdilerde okula gitmeğe başlamış. Gerçi bu tür iyileşmelerde hastanın yaşı büyük bir faktör, ve çocukta iyileşme şansı olabiliyor. Uygulamayı yapan fizyoterapist Gamze Şenbursa. İnternette epey bilgi varsa da adres ve telefonuna ulaşamadım. Aramaya devam ediyorum.


A news story I heard on TV a few days ago seemed worth investigating. According to the story from Ankara, a child whose oxygen was cut off during birth had been unable to move, see, or communicate with the world in any way. A combined treatment of reflexology and massage to the soles of his feet showed great results over time. Through these techniques it was possible to stimulate the brain and now the child started school. Though in these types of scenarios, the patient's age is a huge factor, and kids have a better chance of recovering. The physical therapist who treated that particular patient was Gamze Senbursa. There is quite a bit of information on the internet but I was not able to find her address or telephone number. I am continuing to search.

Saturday, December 18, 2010

Swing in bed


Amsterdamli arkadasimiz Betti Halis'i gormege geldi. Son gelisinden beri bir yili askin bir zaman gecmis, o zaman sarkilar soylemisti. Bu defa da getirdigi guzel kokulu kremlerle kollarini, yuzunu masaj yaparak rahatlatti. Herzamanki sevecen sesiyle konustu. Halis'in hissettigi tepkilerinden belliydi. Bu arada beni de ihmal etmiyerek getirdigi " it's never too late" piyano ogrenim kitabiyla piyano dersine basladik. Kitapla birlikte gelen cd yi birlikte dinledik. Tempo tuttuk. Iste bu bolumun basligi boyle olustu; It's never too late.


Our friend Betti from Amsterdam came to visit Halis. It had been a year since her last visit when she sang him songs. This time, she massaged his face and arms with aromatic oils that she brought and relaxed him. She spoke to him with her familiar loving voice. It was obvious from his reaction that he felt her. She also thought of me and brought a piano lesson book called "it's never too late". We started classes and listened to the CD what came with the book. We kept rhythm. Hence the title of the entry: It's never too late.

Saturday, December 11, 2010

Özlem, Kubilay Cinemre

Halis, yeğenlerine düşkündür. Hele sevgili ağabeyinin kızları ve onların eşleri, cocuklarına cok muhabbetlidir. Işte bu yüzden önce Özlem'in daha sonra Kubilay'ın gelişini duymuş ve sevinmiştir diye düşünüyorum. İleride daha farkında olacağı umuduyla, iyi ki geldiniz çocuklar.

Halis loves his nieces. He is an especially close to his beloved brothers' daughters, their husbands and kids. This is why I think he must have felt and been happy about Ozlem and Kubilay's visit the other day. With hope that he will be more conscious next time, thanks for stopping by!

Bir hafta sonra/ A week later

Bir hafta sonra hastaneye gittiğim zaman Halis'i cok daha iletişime açık buldum. Ben artık ümidimi kesmeye yakın bir yerlerdeydim. Bugünku tablo "neden olmasın, bir aşama olabilir" dedirtti. Çok hoş bir iletişim kurduğumuzu düşünüyorum. Uyanıktı ve Dilara kulaklıkla Robin Hood filmini dinletiyordu. Halis'in filmdeki kılıç seslerini ve at kişnemelerini duymasını istemiş, iyi, güzel. Bana bir işaret vermesini, ağzını hareket ettirmesini söyledim. Aynen yaptı. Sonra aynı şeyi gözlerle yaptı. Elimi sıkmasını istedim, gayret ettiyse de gücü yetmedi.


When I went back to the hospital after a week, I saw Halis to be a lot more open to communication. I was ready to stop hoping, but today's picture made me say to myself "why not? something may improve." I thought that we had a great communication. He was awake and Dilara was making him listen to the movie Robin Hood with earphones. She wanted Halis to hear the sword fights and the sounds horses made. Great idea! I told him to give me a sign, to move his mouth. He did what I asked for. Then he repeated the same with his eyes. I then asked him to squeeze my hand. Even if he tried, he did not have enough strength.

Wednesday, December 8, 2010

Biraz ara verdim/ Taking a break

Herşeye, üzülmeye, sokaklarda gezmeye, hastane yollarına, alışverişe, sergi projesine, bahce bakımına vs. Dizim iyileşinceye kadar böyle, daha 5 buçuk hafta var ve her işte bir hayır vardır demek ki.

Bugün Milliyet Gazetesinde bir haber vardı, başka haber sitelerinde de okudum. "Istanbullu Rumlar Geriye Dönmek İstiyor" başlığı altındaki haberde bazı çekinceler giderilirse memleket özlemi çeken Rumlar'ın dönmeyi arzu ettiği yazıyordu. Halis bunu yıllarca dile getirdi. Türkiye Yunanistan Dostluk Derneği 'ndeki çalışmaları sırasında bu öneriyi basında da yapmıştı. O yüzden bu haberi okuyunca anmak istedim, okusam duyar mi?


From everything, from being sad, from strolling in the streets, the hospital road, shopping, the exhibition, gardening etc. Until my knee heals, this is the way. There is five and a half weeks. Everything happens for a reason.

Today's Milliyet newspaper had a news story which I also saw on other news sites. Under the "Istanbul's Greeks Want to Return" title, the story talked about homesick Greeks' wish to return to their motherland if certain points of contention are met. Halis talked about this for years. During his work at the Turkish Greek Friendship association, he even voiced this suggestion in media. This is why I remembered him reading this story. Will he hear if I read it?

Sunday, December 5, 2010

yaşam devam ediyor/ Life Goes On

Birkaç gündür tekrarlayan diz sorunu yüzünden daha bir sure basmamam lazım. Bu süre 6 hafta, şaka değil çok uzun bir süre.
Neyse ki bana yardımcı olanlar var ve hepsi harika. Halis'i düşünüyorum 6 hafta deyince, 1 buçuk senedir yatmakta olan Halis'i. Durumda bir iyileşme yok. Cuma günü görüştüğüm nörolog Dr. Ari Boyacıyan böyle devam edeceğini tahmin ediyor. Daha kötüleşmesin de diye teselli buluyorum.


Because of the recurring problem with my knee, I need to avoid stepping on my foot for a while. The required period is 6 weeks. No joke, it is a long period. At least I have people who help me and they are all great. When they said 6 weeks, I thought of Halis who has been lying unconscious for more than a year and a half. There is no improvement in his situation. Dr. Ari Boyacıyan whom I saw on Friday thinks that the situation will continue as is. My hope is for it to not get worse.