Saturday, November 20, 2010

Bugün/ Today

Gittiğim zaman odanın değişmiş olduğunu, aynı koridorda başka bir odaya taşındığını gördüm. Taşınmak kolay değil, allahtan Dilara vardi. Hastanede uzun yatanlar icin yılda bir rutin bir tepeden tırnaşa oda temizliği yapılıyor, badana dahil. Tebdili mekanda ferahlık vardır. Böylece birçok şeyi çöpe atmak ve birazını da eve geri getirmek uygun oldu.

Artık farklı düşünüyorum, bu durumdan bir iyileşme çıkması ihtimali olası değil. Halis'i uyarmak icin taşıdığım onca şeyin bir faydası olduğunu görmedik. Yüzü gözü, iyi görünüyor. Cebimde götürdüğüm bir tutam naneyi koklatınca bayağı rahatsız oldu. Yani koku çok uyarıcı oldu. Tabii bu da bir çelişki. Hani faydası yoktu?? Demek derinlerde birşeyler var, ama bilemiyoruz.


When I went I saw that Halis' room has changed and he was moved to another room on the same hallway. It is not easy to move. Thank god Dilara was there. For the patients on extended stays in the hospital, the hospital provides a thorough cleaning of their room once a year, including putting a fresh coat of paint. It's great to get rid of clutter. Taking advantage of this cleaning, I threw out a bunch of things and some, I brought back home.

I now think differently about the situation: improvement is nearly impossible. All those items I carried to the hospital to stimulate Halis' senses yielded no results. He looks good. He was visibly bothered when I made him smell the couple of fresh mint leaves I brought in my pocket. This means the aroma alerted him somehow. This is a contradiction. Didn't I just say none of these things were helpful? There is something deep inside. We just are not sure.

No comments:

Post a Comment