Friday, October 15, 2010

Antalya

Birkac gundur Antalyadayim. Bu tatile cok ihtiyacim varmis; yazin sonunda Antalya gunesli, denize giriyorum.Hillside Su Otel cok guzel yapilmis. Mimar Eren Talu'ymus. Daha luks ama mimarliktan nasibini almamis o kadar cok yer turedi ki, iyilerini anmak gerek. Halisle 40 yil yasadikca mimarlik konusunda bilgi ve gorgu sahibi oldugumu dusundugumden boyle ahkam kesebiliyorum. Hala sahibine ulasmayacak mimarlik dergileri geldikce evimize, acip bakmadan bir kenara koyamiyorum.
Minuskus durumu devam ettiginden otel disina cikmiyorum. Sagolsun kardesim Fusun- hasta bakmakta ustune yoktur- bir tekerlekli iskemle bulusturdu, keyfim yerine geldi.
Dilara Halis'in iyi oldugunu soyluyor. Ama biliyorum ki bir problem olsa da bana soylememegi tercih ediyor, gelistirdigi korumaci tavir yuzunden.
Otelde Sili'li madencilerin kurtarilis surecini izledim. İnsan oldugumuzu hissettiren, gurur duyurtan bir zamandi.Ekran basinda beraber bagirdik:
'chi chi chi le le le, Los mineros de Chile'

No comments:

Post a Comment