Friday, October 29, 2010

Nasıl Yapmalı?/ What to do?


2 gündür hastaneye gidemedim ve bu beni huzursuz ediyor. Defne'nin gelişi bir heyecan, mutluluk ve degişiklik yarattı haliyle. Halis'i ziyaret eden Dr. Mert ona iyi bakıldığından emin olmamı söyledi. İleriye dönük karar verirken Halis ne isterdi, ev veya hastane arasında tercihi ne olurdu diye düşünmek gerek dedi. Bu söz beni hem rahatlattı hem büyük bir karar olduğundan ölçüp biçip Aslı ve Defne ile konuşup gerçekleştirilmeli. Kuvvetli bir antibiyotik almaya başladı, enfeksiyon durumunda başka çare yok.

Bugün 29 Ekim. Yağmur var.


I haven't been to the hospital in two days and this makes me anxious. Defne's arrival brought excitement, happiness and change as usual. Dr. Mert who visited Halis reassured me that he was been well taken care of. In planning for future, he said we must try to imagine what Halis would have wanted, what his preference would have been between hospital and home. This comforted me, but at the same time made me realize that it is a big decision that I need to confer with Asli and Defne. Meanwhile, Halis was started on a strong antibiotic. This is the only way to go for an infection.

Today is October 29th, the Republic Day. It's raining.

Sunday, October 17, 2010

Elvis

Bugun Halis'i gayet iyi buldum. Nazar degmesin, bakislari daha anlamli, uyaniklik suresi daha uzundu. Bir sekilde iletisim kurdugumuzu dusundum. Yogurt yedi toplam bir kasik kadar. Artik bunu hergun tekrarlamali. Yaninda kim varsa, o, sabirla ve yutmasini bekleyerek vermeli. Gokceada'nin organik yogurdu ADA, gercekten nefis. Makro'da bulunuyor, bu bloga reklam almiyoruz maalesef.

Kalan zamanda Elvis ve Ali Ekber Cicek dinledik. Bazen ne yapacagima karar verene kadar, Google'u acmis da ne arayacagini bilmeyen biri gibi bekliyorum. 64 yasindaki Halis'in hangi duygu, ani, yasanmislik, deneyim gecmisinden bir ipucuyla yaklasmali diye dusunuyorum. Ama hayat oyle akan bir sey ki, oluveriyor iste.


TODAY I found Halis in a fairly good state. Knock on wood. His expression appeared to carry more meaning and his awake time was longer. I thought we connected somehow. He had almost one spoonful of yogurt. We should repeat this everyday in order to get him used to swallowing on his own. Though we don't accept ads in this blog, it's ADA brand organic yogurt from Gokceada and it is absolutely delicious.

The rest of the time, we listened to Elvis and Ali Ekber Cicek. Sometimes until I decide what to do with Halis that day, I wait like a person logging on to Google and not knowing what to search. I contemplate with what memory or sensation to approach Halis. But life is such a flow that the answer suddenly appears.

Friday, October 15, 2010

Antalya

Birkac gundur Antalyadayim. Bu tatile cok ihtiyacim varmis; yazin sonunda Antalya gunesli, denize giriyorum.Hillside Su Otel cok guzel yapilmis. Mimar Eren Talu'ymus. Daha luks ama mimarliktan nasibini almamis o kadar cok yer turedi ki, iyilerini anmak gerek. Halisle 40 yil yasadikca mimarlik konusunda bilgi ve gorgu sahibi oldugumu dusundugumden boyle ahkam kesebiliyorum. Hala sahibine ulasmayacak mimarlik dergileri geldikce evimize, acip bakmadan bir kenara koyamiyorum.
Minuskus durumu devam ettiginden otel disina cikmiyorum. Sagolsun kardesim Fusun- hasta bakmakta ustune yoktur- bir tekerlekli iskemle bulusturdu, keyfim yerine geldi.
Dilara Halis'in iyi oldugunu soyluyor. Ama biliyorum ki bir problem olsa da bana soylememegi tercih ediyor, gelistirdigi korumaci tavir yuzunden.
Otelde Sili'li madencilerin kurtarilis surecini izledim. İnsan oldugumuzu hissettiren, gurur duyurtan bir zamandi.Ekran basinda beraber bagirdik:
'chi chi chi le le le, Los mineros de Chile'

Monday, October 11, 2010

Stabil

2 gun aradan sonra Halis'i daha iyi gordum. Midesi de sakinlesmis, tabii o kadar hassas bir dengede ki yarin ne olacagini bilemiyorsunuz. Emin oldugum birsey var; sevgi sozcukleri onu gevsetiyor. Daha guclu oldugu zaman ise gozlerini, agzını oynatabiliyor.Kucuk bir parca muzu(fındık kadar)afiyetle yedi.
Hanife Hemsire blogu okumus, etkilendigini soyledi. Bu da bana cesaret verdi. Zaten onlar olmasa hersey daha zor olurdu. Hemsireler islerinde o kadar iyiler ki;gosterdikleri sefkat ilgi ve sevgi bir akım gibi geciyor insana. Sagolsunlar, hakları odenmez.

Saturday, October 9, 2010

fotograflar

Elizabeth Gombosi ve Fritz Donavan'in ziyaret anisi

Wednesday, October 6, 2010

yine fotograf


Sait Halim Pasa'dan calisma arkadasi Yasemin.

fotograflar

Hatice Halis'e anlatiyor.