Saturday, July 31, 2010

Aganta Burina Burinata

Halis'e okunacak yazıların acıklı, bunaltıcı olmamasına , aynı zamanda aşina oldugu, bildigi metinler olmasına dikkat etmek lazım. Bunlar arasında Halikarnas Balıkcısı'nın 1976 basımı oyku kitabi Aganta Burina Burinata oyle denk dustu ki Halis'e okuyayım derken ben kitabı tekrar okuyup tadına vardım. Aradan gecen 30- 35 sene bazı kitapları tekrar okunmaz hale donustururken , iyi bir edebiyat zamanı aşıp pırıl pırıl parlıyor. Deniz tutkusunu genc bir cocugun dunyasından okuyun, seveceksiniz.
Amerikadan Hemingway'in Ihtiyar Adam Ve Deniz romanının unlu bir aktorun seslendirdigi cd si geldi. Onu da dinlerken duyumsadigini dusunuyoruz. Cunku cok zevkli.
Dr.Ari Bey bizim israrimiz uzerine Ambien- Zolfidem adli ilaci kullanilisi konusunu hafta basında konusalim dedi. Bir doktor israrla bu konuda cekince gosteriyorsa bir bildigi vardir diyorum ve israrimdan dolayi kendisinden ozur dilemek istiyorum.

Thursday, July 29, 2010

The Architect's Newspaper ve Salı Gününün Geri Kalanı/ The Architect's Newspaper and the rest of Tuesday


Halis'in New York'lu mimar arkadaşı Bill Menking editorü olduğu The Architect's Newspaper dergisinin son sayılarını göndermiş. Halis'e New York'u girdisiyle çıktısıyla gezdirip nefis bir mimari tur yaptiran Bill, umudumuzu güçlendirmek için, sanki Halis bu dergileri okuyacakmışcasına, bizlere verdiğin destek için teşekkürler. Ayrıca harika bir yayın olan Architect's Newspaper'ı meraklısına tavsiye ediyorum.

Günler çok hızla geçiyor. Hafta sonu bile zamanda bölücülüğünü yitirmekte. Küçük olaylar birbirine eklenmekte ve böylece akıp gitmekte.


Amerika'dan gelen DVDler meğer bu cografyada izlenemezmiş, neyse ki artık her aradığın bulunuyor İstanbul'da. Böylece Halis'in gençliğinin kült filmi West Side Story'yi İngilizce izletmek mümkun oldu. Ne de güzel filmmiş! Özellikle şarkılı bölümlere tepki verdi, gözünü açtı ve dinlediğini düşündürdü.



HALIS' architect friend from NY, Bill Menking sent the latest copies of the architecture magazine he is the editor of, The Architect's Newspaper. We thank Bill, who had shown Halis the ins and outs of New York, for giving us courage by sending the magazines for his reading. I recommend this amazing publication to anyone with interest in architecture.

Days are passing by quickly. Even the weekends have lost their ability to break up the speed of passing time. Small events make up chains of activity and time passes.

It turns out the DVDs that came from the US cannot be watched in this geography. Thankfully one can find pretty much anything here in Istanbul. This way we were able to show Halis the cult movie of his youth, West Side Story, in English. What a great film! Halis especially reacted to the singing parts, opened his eyes and appeared to listen.

Tuesday, July 27, 2010

Pazartesi ve Hatice'nin Gelişi/ Hatice's Visit on Monday

Pazartesi aksamüstü, sıcaktan bezgin haldeyiz ve Can Yücel'in şiirindeki ifadeyle "iki kesik kulak gibi" oturmaktayız Dilara ile karşılıklı. Kapı açıldı ve tatilden dönen Hatice bütün canlılığıyla odaya girdi. Halis'le iletişim kurmayı başardı, uzun uzun calışdı. Kendisine Dr. Ari'nin görme ile ilgili söylediklerini aktardığımda, "bu benim için kötü birşey değil yani yapabileceğimiz şeyler var" dedi. Tabii bu olumlu yaklaşım insanı etkiliyor.


MONDAY afternoon, Dilara and I were sitting across one another, completely exhausted from the heat, like "two cut out ears" as Can Yücel described in his poem. The door opened and out eye sight therapist Hatice entered the room with all her vivacity. She tried for quite a while and was able to form some communication with Halis. When I told her about what Dr. Ari told us about Halis' site, she said "this does not sound negative to me, sounds like there are things we can do." A positive attitude is infectious.

Thursday, July 22, 2010

Asli ve Defne'nin haftasonu/ Asli and Defne's Weekend


Asli ve Defne Amagansett'te sakin bir haftasonu tatili yaptilar.

ASLI and Defne had a quiet weekend off in Amagansett.

Saturday, July 17, 2010

Çalışma Masası/ Halis' Desk


Bizim için en zor şeylerden biri, alt katta Halis'in çalışma odası olarak kullandığı o bölüme bakmak, gitmek, orada oturmak. Hastanedeki odada gerekli olduğu icin kendi lap topumu oraya taşıyalı, zorluğuna rağmen onun alt kattaki bilgisayarıyla çalışmaya başladım. Bazen etrafıma fazla bakmadan işimi yapıyorum. Bazen de dolabının kapağına yapıştırdığı şu şiiri sizlerle paylasmak gibi bir istekle yazıyorum işte.


Yarla hoş geçinen yarsız kalmaz.
Ay geceden ürkmediği,
Karanlığından kaçmadığı için nurlandı.
Gül o güzel kokuyu
Dikenle hoş geçinmekle kazandı.

Mevlana Celaleddin Rumi



ONE of the hardest things for us to do is to see, go to or sit at Halis' office area in the basement of our house. Ever since I took my laptop to the hospital, I started to use his computer in the office. Sometimes, I do what I have to do online without looking around. Then sometimes, like now, my eyes get stuck on the poem taped on the cover of his file cabinet.


Who lives along well with the beloved,
will never be without.
Fearing not the night,
living along with the darkness,
blessed the luster to the moon.
The rose got that fine essence,
living along well with the thorns.

Mevlana Celaleddin Rumi

Thursday, July 15, 2010

Kotuye gidis yoksa bu iyi demektir

Evet, bir doktorun bu cumlesine takilmak lazim. Halis'in son durumlari icin de gecerli bir cumle.
Dun terapist Ayse Hanim bir haftalik tatilinden dondü. Kendisine uzun zamandir daha once Asli'nin , ve giderek Dilara ve benim de dusundugumuz bir teklif yaptim: 'Halis'i kollarina girerek cok kisa bir sure ayakta tutalim'. Ayse Hanim ,hastaneye karsi bir sorumluluk duymakta olabilir, bu fikre sicak bakmadi. Evet doktorlar risk istemiyor ,risk almadan da bir sans yakalamak imkani yok. biz bu plani simdilik ertelediysek de denemek istiyoruz. Bu konuda dikkatli oldugumuzu unutmayin.
12 temmuz aksami Esma Sultan'da Lisa Ekdahl konserindeydim. Tam Halis'in sevecegi, keyif alacagi bir muzikti.

Tuesday, July 6, 2010

bir gecelik gelin

Bu çiçek bizde bir gecelik gelin olarak biliniyor. Yılda bir kez, gün batarken açmaya başlayıp gece sabaha kadar açık kalıyor. Şahane bir kokusu var ve Halis için onun açtığı gece çok özel, bazen eş dost çağırılıp yemek içmek eşliğinde çiçeğin açışı izlenir. Geçen yıl bu çiçek ilk defa açmadı. Biz de Halis için üzüldüğünden açmadığını düşündük. Bu 3 Temmuz'da açılıyorken dalından koparıp hastaneye, Halis'in başucuna taşıdık. Maksat hasıl oldu, sabaha kadar güzel kokusu yayıldı. En azından kokuyu duymuştur. Seneye daha iyi şartlarda izler inşallah.


THIS flower is known as One Night's Bride. It flowers once a year as the sun is setting until the next morning. It has an incredibly beautiful fragrance that fills the entire house. The night when it flowers has always been a very special occasion for Halis, often times celebrated with friends over dinner or drinks while we marveled the flower opening up. Last year, for the first time, the plant did not flower. We believed the reason was the plant's sadness over Halis' situation. This year, as the flower was opening on July 3rd, we plucked it and brought it to Halis' bedside in the hospital. It bloomed and dispersed its aroma into the hotel room all night. Halis may have smelled it. We hope that next year, Halis will watch the flower bloom.

Monday, July 5, 2010

mutluluk

Halis 4 temmuz gunu gecen birbucuk yıllık surede ikinci kez guldu. Alenen guzel bir gulumsemeydi. Onceki Muserref'in ilk ziyaretlerinden birindeydi. Muserref, hızlı ve canlı bir sekilde konusup galiba 'Halis Bey ne bu hal, cabuk toparlanın 'gibi birsey soyledikten sonraydı; o gulumsemeyi ikimiz de gorduk.
ikincisi Hatice'nin kurdugu harika iletisimden sonraydi; alcak sesle ve hizlica konusup sanki ortaokul arkadasi gibi sohbet ediyordu ve guzel bir gulumseme yayildi Halis'in yuzune. Tabii buna en sevinen Hatice oldu.