Friday, April 23, 2010

Dokun, Kokla, Tat

Bahar geldi ve etraf cok guzel otlar, ciceklerle dolu. Bunlardan bazilari Halis'in duyularini uyarici olarak kullanilabilir dusuncesiyle, hastaneye giderken bulduklarimizi cebe, cantaya doldurup tasimaktayiz. Her birinin ayrı bir dokusu, kokusu var,bunları omurga cevresine,kollara, boyun ve tabanlara dokundurup sinirleri uyarmak mumkun. Ayrica bitkinin adini soyleyerek koklatıyor, agzına da sık sık salatalık ,elma dilimi gibi tadi ve kokusu olan seyleri verip yutmadan emmesini saglıyoruz. Mideden beslendigi icin zaman icinde bazi seyleri unutmasin diye.

Monday, April 19, 2010

Eski Dostlar


Mustafa Goncu ve Halis'in Konya Maarif Kolejinde baslayan arkadasliklari yarim yuzyılı devirdi.
Bu dostlugun yerini kolay kolay hicbirsey tutmaz. Bu nedenle Mustafa'nin ziyareti heyecan vericiydi. Mustafa Halis'in koma durumuna bakmaz, sohbeti devam ettirir, umit eder ve bekler. Bizler gibi.

Thursday, April 8, 2010

Daha iyi

Halis son gunlerde daha iyi gorunuyor. Rengi, tepkileri bize bunu dusunduruyor. Norolog Ari Bey de spastisitesini azalmıs buluyor. Bundan cesaret alarak yakın bir zamanda doktordan kas gevsetici ilaci bir tane azaltıp gunde ikiye indirmesini istemeyi dusunuyoruz. Bu gizli planı simdilik siz blog izleyicileriyle paylasiyoruz sadece.

Zahter

Fizyoterapist Alper Uzun memleketi Hatay'dan donuste Halis'e zahter getirdi. Bir cins kekik olan zahter odayi mis gibi kokuttu.
Zaten oda bilmeyen birinin garip bulacagi maddeler ve nesnelerle dolu. Kimyon, kori gibi baharatlar, hapsirtmak icin karabiber, duyulari uyarmak icin sac fırcası, tras fırcası,ipekli, yunlu kumas parcaları,ısıklı suslerle dolu. Tabii bir de Karagoz tasviri.