Monday, July 27, 2009

Esperanto Konusmak/ To Speak Esperanto


Figen'den: Halis’in artık Kırımlı (Ukrayna uyruğu) yeni bir bakıcısı var: Dilara Hanım. Dilara Hanım aynı zamanda hemşire. Şule bu ay sonunda ayrılacağı için Dilara Hanım’ı bulmamız çok önemliydi. Mutluyuz.

Yaz sıcağı ve tatil dönemi, Halis’in düzenli ziyaretçilerinde bir düşüşe sebep oldu. Buna karşın, geçen gün hos bir sürpriz yaşadık. Akademiden eski dostumuz Demet Sayınoğlu (resimde) Halis’in durumu yeni duymuş, duyar duymaz da Denizli’den uçağa atlayıp bir günlüğüne geldi.

Vaktiyle Demet’in babası Türkiye’de Esperanto diye adlandırılan uluslararası dilin Türkiye temsilcisiydi. Halis’in de ne zamandır Demet’in babasının belgelerine ilgisi, o konuda bir proje isteği vardı. Demet’e sık sık bunu gündeme getirirdi.

Bu kez konuşan Demet, dinleyen Halis oldu. Demet projeden söz ederken Halis’in derin nefes aldığını gördük.


From Figen: Halis has a new caretaker, Dilara Hanim from Crimea, Ukraine. Sadly Sule is leaving us at the end of the month, so we are happy to have found Dilara.

In the heat of summer, there has been a slight fall in his usual roll of visitors. Still plenty of people come by the hospital every week. The other day, we had a big surprise. Our friend Demet Sayinoglu (in the picture) has apparently just heard about Halis'in illness from mutual friends. She jumped on the plane and came to Istanbul for a day -- all the way from Denizli.

Demet's father used to be an expert and a representative of Esperanto, an international language that was designed to be spoken all over the world but never took off. Halis used to be fascinated with Demet's father's documents and always wanted to do a project about that.

This time, it was Demet who did the talking. When she started to talk about her father's work and doing a project, Halis heavily sighed.

No comments:

Post a Comment