Thursday, May 21, 2009

Teşekkürler Nahit / Thank you Nahit, Thank you!


Bu yazıyı uzun zamandır kaleme almak istiyordum. Ama iş güç arasında ancak fırsat oldu. Sonunda annem yüzüncü defa 'Aslı lütfen babanla Nahit'in şu güzel resmini siteye koy' deyince ne kadar geç kaldığımı anladım. Size tanıştırmak istediğim, bu son 4 aylık macerada yanımızda olan bir dost var: Nahit Öztürkcan. Nahit'i nasıl anlatmak lazım? Uzun boylu, sakallı, esmer, son yıllarda hafif göbekli... Yani kafanızda tasarladığınız 'melek' tipiyle uzaktan yakından ilgisi yok. Ancak bize bu süreçte verdiği duygusal ve pratik destek, hem babam hem de bizler için paha biçilmez değerdeydi. O yüzden onu da Halis'in Melekleri kategorisine sokmak durumundayız.

Nahit ve Bilge Öztürkcan, babam komaya girip bizim akıl ve duygularımızın havalarda dolaştığı ilk günlerden itibaren günlük hayatın pratik konularını bize hatırattılar, iş ve diğer konularda tavsiye ve yardımlarını esirgemediler. Hiç unutmuyorum, babam komaya girdikten 3 hafta sonra, Nahit'in eşi Bilge, elinde bilgisayardan print alınmış bir listeyle gelerek 'Bak Aslı, Nahit'le oturup düşünüp sizler için bir yol haritası çıkardık. Tavsiyelerimiz ve yapılması gerekenlerden aklımıza gelenler bunlar' dedi. Listedeki her madde, bizim ivediyetle yapmamız gereken ama henüz aklımızın köşesinden bile geçmemiş şeylerdi (Örneğin babamın sigorta poliçesini yenilemek). O liste hala masamda duruyor ve hala Bilge ve Nahit'in bizim o sersem halimizde verdiği aklı unutmuyoruz.

Ancak Nahit ve babamın dostluğu, iş, güç ve pragmatizmin çok ötesinde güçlü bir bağ idi. Bize desteği de pratik akıl vermenin çok daha ötesinde oldu. Nahit son 3 aydır her pazar gününü babama ayırdı. Nasıl mı? Yağmur, çamur yılmadan bıkmadan pazar günü eşyalarını toplayıp babamın odasına kamp kurdu, tüm gününü babama ayırdı. Babamla konuştu, tıbbı durumuyla ilgilendi, fizik tedavisine yardımcı oldu. Bunları yaparak hem babama varlığını sevgisini hissettirdi, hem de bütün zamanını hastanede geçiren anneme biraz dinlenme imkanı tanımış oldu.

Nahit, bu dostluğunu unutmayacağız.

FRIENDSHIP -- I have been wanting to write this for a long time but putting it off, until Mom said for the umpteenth time "Please don't forget to put that nice picture of your father and Nahit on the blog." Who is Nahit Ozturkcan? Well, he is tall, dark, has a goatie and lately a little belly. Hardly what coms to mind when you think of an angel. But god, he really has been among his guardian angels since Dad fell into a coma. His support for Dad and for us has been priceless.

Nahit and his wife Bilge Ozturkcan has been by our side since day one. You see Nahit was a close friend of Dad. I remember about 3 weeks after the coma, when Bilge came to the hospital with a printed sheet, reminding us of the practical things we needed to do, things like renewing Dad's insurance or remembering to pay his taxes! Believe me in our over emotional, shell-shocked state, that list was god-sent! I still keep it at my desk and we are still working through that.

But Dad's bond with Nahit far exceeded practical matters. So their support for us was far beyond giving advice or practical help. For the last 3 months since Dad has left Intensive Care and moved to a regular room, Nahit has made a point of spending his Sunday's entirely with Dad. Rain or shine, he came in the morning and left in the evening, reading, talking, playing music and very closely monitoring dad's situation. It is no easy undertaking for an adult man with family and we are so grateful to him for that. It has not only made dad feel his friend's presence, but also allowed mom to rest for a day,which under the circumstances has been priceless... We will not forget his kindness and dedication in our time of need.

No comments:

Post a Comment