Saturday, April 25, 2009

Babam

Babam hayati boyunca onunla tanisan herkesi hayati zevke yasamasi, babacan hali ve tatli diliyle etkilemistir. 3 aydir sessiz ve etkiledigi yuzlerce kisi hastaneye geldi ve gelmekte. Hepimizin hayali o uyandigi ani gormek. Hayatta tanidigim en umut dolu insanlardan biri olan babam simdi bizden ayni sekilde umutlu olmamizi bekliyor.

Gecen sonbahar babam beni cok gormek istedigini soyledi. Ben de NY'da yeni isimden izin istemenin pek de ideal olmadigini dusunsem de 1 haftalik bir Turkiye tatili ayarladim Noel zamani. O bir hafta icinde babam keyifsizdi. Ama yine de bize calistigi saray yavrusu Sait Halim Pasa Yali'sini gostermek icin bir Pazar aile brunch'i ayarladi. Asli, annem, dayim, Fusun, ikizler hos bir yemek yedik. Babam hep boyle aile toplantilari organize etmistir. O masadaki hepimizden daha aile aktivitesine duskun oldugundan (buyuk bir ailede, akrabalar etrafinda buyukmekten olmali), onun bu organizasyonlarina ihtiyacimiz vardi. Yoksa biraz Amerikan ailesi gibi herkes kabugunda ara sira telefonda konusup 2-3 hafta rahat yasar giderdi bizim ailede.

Ben 31 Aralik'ta dondum. Yilbasini NY'da gecirmeye can atiyordum. Her zamanki gibi ben pasaporttan gecip el sallayincaya kadar bekledi annem ve babam.

Babam ben donunce doktora gitti. Anjiyoda damarlari tikali cikti. Acil bypass gecirmesi gerektigi soylendi. Herhalde 10 Ocak gibi ameliyat oldu. Endiseliydim. Ama herkes "Artik bypass apandisit ameliyati gibi" dedi. Sonra Asli'nin cektigi babamin hastane yataginda keyifsiz, yaninda annemin gulen fotorafi endiseleri yatistirmaya yetti. Yanibasinda Amerikan Hastane'sinin kalp ameliyati fabrikasindan cikmis her hastaya verilen ucuz gorunuslu, kirmizi kalp seklinde yastik duruyordu. Komik diye dusundum. Insanlarin kalbi aciliyor, "all they get is this lousy pillow". Sonra eve cikti ama keyfi hic yerine gelmedi. Biz de bunu son yillarda ustune cokmus bikkinlik havasina verdik. Huysuzluk dedik. Zaten uc kadinla ayni evde yasamaktan hakkinda fikir uretilmesine alisikti babam.

21 Ocak'ta, 20 Ocak'ta Obama'nin yemin torenini iki ayri kitadan birlikte telefonda izledikten ve benim dogumgunumu kutladiktan sonra, babam hastaneye kontrole gitti. Harikasin dediler. Sonra Persembe 22 Ocak gunu Asli'nin telefonunu aldim. Yavas yavas onceki gun hastanede olanlari anlatti. Kavga ettiklerini soyleyecek sandim ama konusma beklemedigim bir yere gitti. Babam yogun bakimda uyutuluyordu.

Doktor bypass'den sonra babama pihti olusmasini onlemek icin kan sulandirici verdi. O gun kontrole gittiginde cok onemli olmasa da akcigerinde birikmis biraz kani aldirmasini tevsiye etti. Basit, oturma halinde, buyuk bir siringayla kani cektiler. Tam aksam trafiginde eve vardi. Hastane donusune danismanlik yaptigi Turkiye'nin buyumesinden bir pay koparmaya bakan oportunist bir Ingiliz grupla toplanti ayarlamisti. Bu tuhaf degildi, babam hep cok calisti. O yuzden de kendine bypass'dan sonra tam isrirahat luksunu vermedi. Toplantinin basladigi ust kata cikamadan yere yigildi. Ingilizler, kolonyalizmden alisiklar ya, tik demeden toplantilarina devam ettiler. Ambulans geldi yukarida hala Gebzeye arazi isleri konusuluyordu...

Ambulans sonunda evi buldu, babami yogun bakima goturdu. Endiseli bir halde iceri girdi. Annem ve ablam onu son bilincli gorduler. Babam o aksam 2 kilo kan kaybetti. Sonra sessizlik... Kalbi durdu. Suurunu kaybetti. Doktoru trafikte ulasmaya calisirken yogun bakim doktorlari ona mudahaleler yaptilar. Ve babami uyutmaya aliyorlar.

Ben isten can havliyle ciktim. Turk Hava Yollari'nin insani delirten telefon servisinde anlamsiz saatler gecirerek o aksamki ucaga yetistim. Cuma vardigimda ertesi gun babami uyutup, beynini sogutmayi durduracaklardi. Sonra da uyanmasi bekleniyordu. Babam Pazar uyanir, Sali da donerim diye dusunduk.

Ama uyanmadi...

Ilk hafta iltahap, sara nobetleri atlatti. Hep ha uyandi, ha uyanacak diye bekledik. Yine uyutma karari hayallerimizi yikti. Bundan sonra birkac hafta uyanmaz denildi. Onun uzerine ayaklarim geri giderek NY'a dondum. Gunluk hayatta anlam bulmak zor oldu. Hergun babamin durumu hakkinda bilgi aldim. Yakinlari komaya girmis ne cok insan varmis! Onlarin hikayelerini dinlemekle yetinmedik, detaylari bir bir sorup kafamizda karsilastirdik. Bildigimiz butun dualari okumakla yetinmedik, baska dinlere kuvvetli inanci olan tanidiklara onlarin tanrilarina da yalvarmalarini rica ettik. Adak adadik, reiki yaptirdik, burclari okuduk. Gittikce zaman beklentilerimizi uzattik, babamin bize geri donus hallerinin tanimini genislettik. "Ne zaman ve nasil olursa olsun"a gelmemiz zaman aldi ama anca o zaman kendimizi onun yerine koyabildik.

Bundan sonra simdiki durumu hakkinda ablam, ben ve annemden duyacaksiniz.

1 comment:

  1. merhabalar. google reader'dan takip ediyorum halis bey ve siz ailesinin durumunu, bir süredir.
    ''foodmatters'' isimli belgeseli izlemenizi tavsiye ediyorum.
    izledikleriniz size pek yabancı gelmeyecektir belki, belki denemiş olduklarınızı göreceksinizdir...
    yine de izleyin derim ben. blog yayınlarının hepsini okumadım, o yüzden tam olarak bilmiyorum halis bey'in sağlık sorununu.
    belki bir işe yarar önerdiğim belgesel. hoşça kalın.

    ReplyDelete